ÖLÜM BIR HAYKIRIŞTIR (YENİ)

ölüm bir çığlık ölüm bir çığlık

ölüm bir karanlık duygu

gözlerim ah göz bebeklerim alev alev yanıyor

kar fırtınası donduruyordu iliklerimi

kavuruyordu soğuk vücudumu

hançerin üzerine yatırılmıştım upuzun

etraf bembeyazken

şah damarımdan fışkıran kanlar

terletiyordu yerleri eriyordu

beyaz yumaklar altımda

gök kapalıydı kar taneleriyle

kanlarım ince uzun çizgilerle

uzanıyordu karların üzerine

sırlarımı yazıyordu

aşkımı ve sevdamı

umudumu ve korkumu

ölüm karanlık bir duygudur ölüm

hançer ilerliyor sırtımdan yüreğime

damarlarım boş

ölüm

bir ufuk çizgisi bir sonsuzluk

kelimeler hecelenir son anda lisanımda kelepçelenir

nefesim düğümlenir o esrarengiz anda

boğazımda halakalar oluşur

etrafımda ölüm

ölüm

ölüm karanlık bir duygudur

ucu sivri bir hançer saplanıyor bağrıma

çığlık çığlık yanımda ölüm

yaklaştıkça yaklaşır hançer

ilerler yüreğime

ölüm bir sırdır göğsümde büyüyen

ay görünür uzaktan

kanlarıma gülümser

damarlarım boş hasrettir dökülen mısralara

dilim bekler durur

sabır tükendi ışık bitti tahammül izsiz

renkler uçarı gece karanlık

hançer ilerler dalgalanır

ay yalnız ben sessiz

kanlarım bir feryattır

duyan yok

umutlar bekler lisanımın dizgelerini

ses yok

lisanım boğazımda düğümlü

ölüm çığlık çığlık yanımda

ölüm bir karanlık duygu

merhamet yok dayanmak nafile

sessiz bir ufuk

karanlık bir dünya

ruhlar lahitlerde gömülü

şeytan nefis uzak

hançer ulaştı ulaşacak kalbime

ben tek başıma

ölüm çığlık çığlık yanı başımda

ölüm bir sır ben kimsesiz

gözlerim samanyolunu gözler

son kayan yıldız düşer kanlarımın ağına

ucu sivri bir hançer

saplanıyor kalbime

ölüm çığlık çığlık

gök kubbe aksettirir seraba umutlar sönük

yıldızlar kayıp

bu gece

eğlence yasak

bulutlarlar feryat eder yalnızlığa

yaklaşan bir ölüm

hisler yok diller heceliyor nefesi

kanlar çekildi aralıklardan

yüz solgun beyin durgun

saplanan hançer

ölüm çığlık çığlık

yankılanan bir karanlık

bu hançerin adını ölüm koymuş

sevda diye

ölüm bir acı duygu tabutumun içinde

kefenim hançer

yani sevda sırtımda saplı

toprak ölüm kokar

mezarlardan şehirlere

ölüm bir haykırıştır

bir başkaldırıdır

hayata bir çağrıdır insanlara bir mesaj

ufukta bir sonsuzluk çizgisi

bu karanlık nedendir öy1e

ölüm

bir muştudur önden gidenlerden sağ kalanlara

bir bitmeyen haberdir sonsuzluğa

ölüm çığlık çığlık

gök kubbe karanlık

sönmeyen bir heyecanı kucaklayan başlangıç

ölümler tütsü tütsüdür tercih yok yaşam yok

sarmıştır etrafımı ölüm

bir hançerle yad edilen ben

bir sevda kurbanıyım

bir çırpınış hasretiyim bir ölüyüm artık

gönüllerde yer tutmak yok dalgalar yok

gözlerimde

sevinç şuaları yok güneşte

etraf karanlık umutsuz bir gece

bir ölüyüm artık

etraf çığlık çığlık kokuyor

kollarım sarkıyor akan kanlar üzerine

vücudum bitap olduğu yerde

kar üşütmüyor hislerimi eritmiyor     

ben eski bir hayat değilim     

hüzün saçan bir duygunun feryadıyım ben  

ölümcül bir sevdanın haykıranıyım   

ben bir duygunun timsaliyim şimdiden        

bir duygu       

yeni bir hayatı kanlarla adımlayan

bir tohumun kıranıyım sonsuz           

bir oluşum zincirinin kanlı eriyim

sevdalardan arta kalan

kanlı bir umudum ben           

önden gidenim ben önden

bir sessizlik bir sensizlik bir hicranım ben

Mustafa KÜÇÜKTEPE