O GÜNDÜ EYLÜLDÜ (YENİ)

“o zalimlerin üzerine taş yağdırması için gönderilen sürü sürü kuşları görmedin mi,

elbette gördün…” (Fil Suresi)


bilginler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar hep birlikte haykırıyordu,

“zalimler için yaşasın cehennem”

duymadın mı, elbette duydun:

 

gözlerimi açtığımda hüzünlüydü gökyüzü

katran rengindeydi

eylüldü ebabilleri çağırdığım gündü

 

bahçeye çıkmak yasak mı

değildi aslında

bahçeye çıktığı için babam

evimizin basılıp arandığı gündü eylüldü

gözlerimi açtığımda açtım, acıkmıştım ama evde ekmek yoktu

ekmek yoktu bakkallarda sokağa çıkılmıyordu yasaktı

odam asker doluydu postallarıyla odamdaydılar silahlıydılar

her yer asker doluydu babaannemin gözleri yaşla doluydu

o gün ebabilleri çağırdığım gündü eylüldü

 

o gün gökyüzü kederliydi

eylüldü

sokaklar çamurdu

komşu kızı Mücella umarsız bir kızdı

mektup yazmayı yeni öğrenmiş yeniyetme bir gençti

o gün mektubunu bana postalamam için verdiği gündü

eylüldü

postane kapalı hava kapalı gökten katran yağıyordu

simsiyahtı sokaklar askerler simsiyahtı silahlar simsiyahtı

o gün eylüldü ebabilleri çağırdığım gündü

o gün mahkemelerden adalet yağıyordu

idamlıklar bir sağcıydı bir solcuydu

o gün eylüldü

ebabilleri çağırdığım gündü

 

gözlerden alevler fışkırıyordu

alevler masumların üzerine yağıyordu

ağlıyordu anneler bebekler ağlıyordu

silahlardan alevler fışkırıyordu

babalar ağlıyordu genç oğullarının çatışmasına

herkes dua ediyordu

o gündü eylüldü ebabilleri çağırdığım gündü

 

bilginler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar hep birlikte ağlıyorduk,

görmedin mi, elbette gördün:

hep birlikte sürü sürü kuşları çağırdığımız gündü

eylüldü 12 eylüldü.