04 Ekim 2022

ALLAH’IM, YAĞMUR YAĞMASIN

  • 2.237 kez görüntülendi

İnsanların yaşadığı felaketler, karşılaştığı tehlikeler çaresizliğe korku ve kaygıya sebep olur. Bazen içine düşülen çaresizlik korku o kadar  derin olur ki hiç bir maddi güç bu korku ve çaresizlik arayışına karşılık vermez. İşte böyle bir zamanda ister inançlı, ister inançsız olsun bu çaresizlik insanı bir arayışa sürükler. Dua, insanın sığınacağı en güvenli limanlardan birisidir. Kendi aczini, zayıflığını farkedip Yüce Bir Varlığa kendini bırakma eyleminin adıdır dua. Hayatın bir çok zorlukları, sıkıntıları karşısında muhteşem bir barınaktır. Huzur ve mutluluk duyduğunda da teşekkür etme bilincidir dua. İnsan bazen kendini  aşan bir çok olayla karşılaşır. Böyle durumlarda kendinden büyük yüce bir güç arar, ona anlatma, ona sığınma, ondan yardım dileme durumunda olur. Bakıldığında bu yüce gücün bazen bir put, bazen doğaüstü bir güç  insanın sığınağı olacağı sanılır ve ona yönelinir.

Bizleri yaratan Yüce Allah bizleri en iyi tanıyan ve bize en yakın olan varlıktır. “Sana beni sorarlarsa Ben onlara şah damarlarından daha yakınım. Bana dua ederlerse ben onlara icabet ederim.” “Onları işitir ve görürüm.” “Duanız olmasaydı ne diye size değer verilsindi.” Benzer anlamlar taşıyan ayetlerden anlaşılan odur ki Allah bize çok yakın, içten yakarış ve seslenmelerimizi işiten ve bunlara cevap verendir. Bizim O’nun yanındaki kıymet ve değerimiz de duamız ölçüsündedir.

Peki kimin duası kabul olur?  Duası olmayanın O’nun katında değeri azalmakta olup duası çok olanın kıymeti harbiyesi artmaktadır. Kıymeti artanın da duası kabul olmaktadır. Aslında kaynaklar tüm olarak değerlendirildiğinde kabul olunmayan dua yoktur diyebiliriz. Hemen kabul edilen dualar olduğu gibi kabulü geciken dualar da vardır. Bizim duamızı geciktiren başka dualar olabilir. Şu anlatılan olay  bunu doğrular niteliktedir.
Kasabada kurak geçen günlerden birinde cemaat Cuma namazı sonrası Camii imamı ile beraber kurumaya yüz tutmuş mahsulleri kurtarma ümidiyle bozkıra yağmur duasına gider. Namazlar kılınır, dualar edilir, kurbanlar kesilir ama gökyüzünden tek damla yağmur düşmez yine!

Cemaat boynu bükük tekrar kasabaya geri döner, aradan bir kaç gün geçer ve bir Allah dostunun yolu kasabaya düşer. Kasaba halkı Allah dostunun yanına gelerek kendileri için yağmur duasına çıkmasını söyler ancak Allah dostu yağmur duası yerine kasabayı beraber gezmeyi önerir hakla.

Halk şaşkınlık ve merakla birlikte Allah dostunun ardına düşer, evleri dolaşmaya başlarlar. 3-5 evi dolaştıktan sonra damı çökük kapısı kırık bir eve rastlarlar ve Allah dostu kapıdan içeri doğru seslenip ev halkını dışarı çağırır. İçerden orta yaşlarda üzeri yamalı bir kadın ve iki yetim kız çıkar. Allah dostu hâl hatır sorduktan sonra evin beyinin kalp krizi geçirip erken yaşta öldüğünü ve kadının da iki yetim kızıyla yalnız başına kaldığını öğrenir. Allah dostu kadın ile hasbihal ettikten sonra küçük kızlara kendisinden istekleri olup olmadığını sorunca kızlardan birisi çatıları için kiremit diğeri de kendisi için yeni bir ayakkabı ister. Allah dostu hemen yanındaki cemaate evin damı için kiremit ve diğer kız için ayakkabı alınmasını buyurur. Kiremitler ve ayakkabılar geldikten sonra Allah dostu küçük kızlara “En çok ne için dua edersiniz, söyleyin bakalım dedenize” diye sorar! Kızlardan birisi, “Yağmur yağdığında damımız eski olduğu için evimiz ıslanmasın diye Allah’tan yağmur yağdırmamasını isterim hep” der! Diğer kız ise, “Ben de eski ayakkabım delik, ayaklarım yağmurlu havalarda ıslanıyor diye Allah’tan yağmur yağdırmamasını istiyorum hep” demiş!

Sizin istediğiniz, sizin için önemli olan istekler ve dualar başkalarının istekleri ve duaları tarafından engelleniyor veya geciktiriliyor olabilir. Bize düşen duamızı içten, samimi, ihlaslı bir şekilde ve gerektiği gibi bir ibadet kastıyla yapmaktır. Kabulünü ise takdire bırakmaktır.

https://www.kayserianahaber.com/-yeni-allah-im-yagmur-yagmasin_m5171.html

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.